Erken teşhis hayat kurtarır.

Check-up adı verilen kontroller sayesinde bazı hastalıklar erken dönemde tespit edilebiliyor ve tedavisi mümkün olmakta.
Sağlıklı yaşamın vazgeçilmez kurallarından biri aralıklı yapılması gereken sağlık kontrolleridir
İşte bu kontroller içinde göz muayenesinin çok ayrı bir yeri var. Basit bir göz muayenesi ile kişinin sağlık durumu hakkında pek çok bilgiye ulaşılabilineceğini söylüyor.

Diyabet, yüksek tansiyon, damar ve beyin hastalıklarının, başka bir alete gerek gerek kalmadan saptanabiliyor. “En çok birkaç dakika süren göz muayenesi bu tanıları koymak için yeterlidir. Herhangi bir boya maddesi, röntgen ışını kullanmaksızın gözdeki damar yapısından kişinin böbreğindeki, midesindeki, bağırsağındaki hatta beynindeki damar yapısı hakkında bilgi edinilebilir. Neredeyse vücudun tüm yapısı hakkında yalnızca göz dibi muayenesi ile bilgi almak mümkündür. Kişinin hiç bir şikayeti yokken, tansiyonunun yüksek olduğunu ya da şeker hastalığını klasik bir göz muayenesinde belirleyebiliyoruz” diye konuşuyor.

GÖZ BÜYÜMESİ GUATRIN BELİRTİSİ OLABİLİR
Göz büyümesi sıklıkla tiriod bezi bozukluklarında oluyor. O nedenle, tek ya da iki taraflı göz büyümesinde göz doktoruna gitmek gerekiyor. Bu durumda da diğer hastalıklarda olduğu gibi, bazen tiroid hormonu testleri normal çıkmasına karşın, bu teşhiste göz doktoru ısrar ediyorsa bir süre sonra o hastanın gizli tiroid bezi hastalığı olduğu anlaşılabiliyor.

MS HASTALIĞI GÖZ MUAYENESİYLE ORTAYA ÇIKABİLİR Mİ?
Multiple Skleroz (MS) hastalığı teşhisi zor hastalıklardan biri. Ancak hastalığın ilk belirtisini gözle verebilir.
Gelip geçici çift görmeler, görme kayıpları, kapak düşüklükleri bu hastalığın ilk belirtileridir. Göz doktoruna gelen hasta, ısrarla MS teşhisi için nöroloğa yönlendirilir” diyor ve göz muayenesiyle teşhis edilebilen diğer hastalıklar hakkında şu bilgileri veriyor:

BEYİN TÜMÖRLERİNDE DE IPUCU VERİYOR
“Zaten beynin bir uzantısı olan göz, bir yerde bize beynin içine bakma fırsatı tanır. Görme sinirindeki en ufak değişiklikler bile tümörün habercisi olabilir. Göz muayenesinden sonra yapılan birkaç küçük testle, film çekmeden, radyolojik muayene yapmadan, tümörün yerini bile söyleyebiliriz. Örneğin; bir göz doktoru, daha hiçbir şikayet vermeyen ve beynin sağ tarafında bulunan bir lezyonu, gözün sol tarafının görmemesi ile tespit edebilir. Sol tarafta bulunan bir tümörde sağ tarafını etkiler.

KARACİĞER HASTALIKLARININ DA HABERCİSİ
Gözün dış tarafında yani şeffaf kısmında bir halka oluşur. Tıpkı kolesterolü fazla olan hastalar gibi, karaciğer hastalarında ilk belirtiler gözde olabilir. Gözün şeffaf kısmının dış tarafında ancak göz doktorunun anlayacağı birikimler oluşur. Hatta bazen kolesterolü yüksek olan kişilerde göz kapaklarında sarı birikimler gözle görülebilecek duruma gelir. Gözün üst ve alt kapağında sarı plakalar, hatta çıkıntılar oluşur.

KAN HASTALIKLARININ TEŞHİSİNDE GÖZ MUAYENESİ ÖNEMLİ
Kan tümörleri yani; kan kanserleri, Akdeniz anemisi, demir eksikliği gibi çeşitli kan hastalıkları da hastada henüz şikayetler belirmeden, göz dibine bakarak teşhis edilebilir. Günümüzde pek çok kişi kan sulandırıcı ilaç kullanıyor. Kalp krizi geçirmiş ya da damar sertliği olan hastalarda, kan sulandırıcılar kullanılır. Bunların her kişiye özel olarak uygun olup olmadığını, yine göz doktoru belirler. Kan sulandırıcıları kanın akışını hızlandırmakla birlikte, fazla verildiği takdirde kanamalara neden olur. Cilt altı kanamalarından önce göz dibinde kanamalar olur. Bu ilaçların kanı fazla sulandırdığını yine ilk önce göz doktoru anlayabilir. Ameliyatlardan ya da hastalıklardan sonra pıhtı yapmaması için kan sulandırcı kullanan kişilerin gözlerinde kanamalar meydana geliyorsa, ilacın dozu düşürülmelidir. Bu dışarıdan bakılarak anlaşılamayabilir. Ancak, göz dibi bu konuda vücudun bir aynası gibi görev yapar.

GÖZ KAPAĞINDAKİ ŞİŞLİKLER NEYİN HABERCİSİ?
Böbrek hastalarında, hastada henüz hiçbir şikayet yokken, göz kapaklarında şişler meydana gelir. Göz doktoru böbrek testleri istediğinde, böbreklerin bozulmuş olduğu anlaşılır. Bunun adı 'quinke ödemi' dir. Hastalarda daha çok alt kapaklarda olmak üzere gün boyunca aynı şiddette devam eden şişlikler bu hastalığı çağrıştırır.

SABAHLARI AŞIRI ŞİŞEN GÖZLERE DİKKAT
Kalp hastalığının ilk belirtisi olabilir. Ama bu yine, göz dibi muayenelerinde daha detaylı olarak belirlenebilir. Nasıl ki kalp hastalarında gün içinde ayakların dibinde sıvı birikirse, gece yattığımızda kafamız kalp hizasına gelir ve ödem en fazla sıvı birimine yer sağlayan kapaklar bölgesinde oluşur. Bu tip hastalarda kişi gözleri çok şiş olarak uyanır. Hasta ayağa kalktığında, bir iki saat içinde şişinin azaldığını görecektir. Bu da ayağa doğru inen sıvının mekanik yer çekiminden kaynaklanır. Bu şikayet bile, gizli bir kalp hastalığının ilk belirtisi olabilir.”